CAHİT
SITKI TARANCI(1910-1956): Şair. Ilkokulu Diyarbakir'da okudu. Daha sonra Saint Joseph
ve Galatasaray Liselerinde öğrenim gördü. Öğrenimine Mülkiye Mektebi ve Paris Siyasal Bilgiler Fakültesinde devam
etti. 1940’da II. Dünya Savasi nedeniyle yurda döndü ve asker oldu.Anadolu Ajansi ve Çalişma Bakanlığı’nda çevirmen olarak
çalıştı. Tedavi için gittigi Viyana’da öldü.
Taranci’nin ilk şiirleri 1930’larda
Muhit ve Servet-i Fünun dergilerinde yayınlandı.Ilk yıllarda, A. Hamdi Tanpinar ve Necip Fazıl’dan,
sonraki yıllarda ise Baudlaire’den etkilendi.
Varlık, Yaradılış, İstanbul
gibi dergilerde Şiirleri yayımlandı. Tarancı’nın baslıca eserleri:Ömründe Süküt, Otüzbeş
Yaş, Düşten Güzel, Sonrası

Ahmet Arif(1927--1991):
Şair, orta öğretimini
Diyarbakır'da tamamladı. DTFC Felsefe Bölümü'nde okudu.1950'li yıllarda gazetelerde
düzeltmenlik, sayfa sekreterliği gibi çesitli görevler yapmıştır. 1968'de yayınlanan "Hasretinden
Prangalar Eskittim" adli kitabı 38. baskıya ulaştı.
Ahmed Mürşidi(1689--1761)
:
Alim, medrese öğreniminden
sonra, Birecik'li Şeyh Ebubekir'in tarikatına girdi. Ahmediye adlı pendamesiyle ünlendi. Mürşid'in öbür
eserleri: Yusuf ve Züleyha, Mevlud'i Nebi, Viladedi Hümayun Risalet penahi dir.
Ali Emiri(1857--1924):
Arastırmacı, tezkire yazarı. Ömrü kitap
okumak, yazmakve toplamakla geçen Ali Emiri'nin zengin bir kütüpphanesi vardı. Vefatından sonra bu kitapları
Fatih Millet Kütüphanesine konulmuştur. Tezkirei Suara'yi Amid, Osmanlı Vilayet-i Şarkiyesi, Osmanlı Şehirleri,
Diyarbekir'li Bazı Zevatin Terceme-i Halleri gibi eserleri bulunan Emiri, 32 sayı yayınlanan Osmanlı Tarih
ve Edebiyatı dergisini ve 6 sayılık Amid-i Sevde dergisini çıkardı.
Ziya gökalp(1876-1924):
Yazar, Abdulhamid'e karşı
gizli örgüt çalışmalarına katıldığından dolayı hapsedildi ve sürüldü.Sürgün yeri olan
Diyarbakir'da Ittihat ve Terakki Partisini örgütlemeye çalıştı,gazete çıkardı.1923'de Diyarbakir
Milletvekiliseçildi.1924 Ekim'inde Istanbul'da öldü. Kitaplarıdan bazıları :Türkçülügün Esasları,Saki
İbrahim DestanI,Altın ışık.
Celal Güzelses (1900-1959):
Folklorcu. Diyarbakir yöresi folkloru üstüne arastırmalar
yaptı. 1943'de Diyarbakir Halk Musiki Cemiyeti'ni kurdu. Döneminin en ünlü ses sanatçıları arasında yer
aldı.
Faik Ali Ozansoy (1875-1950):
Şair. 1901'de Mülkiye Mektebi'ni bitirerek ,kaymakamlık,mutasarriflik
ve çesitli memurluklarda bulundu. Daha sonra mülkiyede Fransızca öğretmenliği yaptı. Öğretim yıllarında
"Kehkeşana Karşı" şiiriyle Servet'i Fünu anlayışıyla,özellikle Abdülhak Hamid ve Tevfik
Fikret'in etkisiyle şiirler yazdı.1908 sonrasinda daha bağımsız şiire yöneldi. Son şiirleri
1927'lerde Güneş derğisinde yayınlandı.
Süleyman Nazif (1869-1927):
Şair,yazar. Gördügü özel öğrenimle Farsça,Arapça
ve Fransizca öğrendi. Diyarbakir Vilayet Matbaası Müdürlügü ve Diyarbakir Gazetesininbaş yazarlığını
yaptı. II. Abdulhamit yönetiminden kaçtı. Paris'e gitti ve orada Mesveret gazetesini çikardı. Yurda dönüşünde
12 yil Bursa'da zorunlu oturma cezasına çaptırıldı.
Meşrutiyet'ten sonra Basra,Kastamonu,Musul,Trabzon
ve Bagdat valiliklerinde bulundu. 1915'te Istanbul'a yerleşerek Halk,Ileri,Hadisat gazetelerinde yazdi;Halk'ın baş
yazarlıgını yaptı. Istanbul'un işgalini protesto amaciyla yazdığı "Kara Bir Gün" yazısı
ve ayni yönde verdiği konferanslar nedeniyle Malta'ya sürüldü.1922 de yeniden Istanbul'a yerleşti. Yaşamının
sonuna değin burada kaldı. Resimli Gazetede çalıştı. Süleyman Nazif'in hayatı 1894-1895'de Diyarbekir
Vilayeti Salnamesi'ni hazırlamasiyla başlar.1898 de Servet'i Fünun'da şiirleri yayınlandı. Mesrutiyet
Döneminde yazdığı tarih,eleştiri,anı türündeki yazılariyla başarı kazandı.
MÜZELERİ
Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi:
Eski Diyarbakır olarak tabir ettiğimiz sur içinde bulunan müze,1973 yılında
düzenlenerek kültür müzesi olarak ziyarete açılmıştır.Ünlü şairimizin doğduğu evdir.Eski
Diyarbakır yapısı olan müzede Cahit Sıtkı Tarancı'nın El yazıları,kitapları,fotoğrafları
kullandığı eşyalar ve hakkında yazılmış yazılar yanı sıra müzede 18.yy.
Diyarbakır ev yaşantısını canlandıran etnografik malzemelerde sergilenmektedir......
Ziya Gökalp Müzesi:
Ziya Gökalp'in doğduğu ev olan yer 1958 yılında müze olarak açılmıştır.
Eski bir konak olan müze iki katlı ve avluya sahip. Bu müzede Ziya Gökalp ile ilgili eşya ve yazıları
sergilenmektedir
Diyarbakır Arkeoloji Müzesi:
Diyarbakır'da 1934 yılında
Zinciriye Medresesinde açılmıştır.1985 yılında Elazığ caddesi üzerindeki yeni binasına
taşınmıştır. Müzede,ildeki kazılarda çıkartılmış
tarihi eserler ve ayrıca satın alma ve müzayede yoluyla elde edilmiş eserler sergilenmektedir.
Bu eserler, çoğu Artuklu dönemine ait olup, Neolitik Çağ, Eski Tunç, Asur, Urartu, Helenistik, Roma Bizans, Selçuklu,
Akkoyunlu ve Osmanlı Dönemine ait eserlerde bulunmaktadır.
Komutan Atatürk Müzesi: Sur içindeki İçkale'de bulanan Komutan
Atatürk müzesi'nde de Atatürk'e ve Atatürk'ün Diyarbakır'da kaldığı döneme ait fotoğraflar yer almaktadır..Müze
Atatürk tarafından 1916 yılında kolordu Karargahı olarak kullanılmış....
Atatürk Köşkü: Gazi
veya Seman Köşkü de denilmektedir. Şehrin güneyindeki Dicle vadisinin hakim bir noktasında bulunmaktadır.
Köşkün içinde Atatürk'ün kullandığı eşyalar bulunmaktadır. 1937 yılında DiYARBAKıR
Belediyesince alınan köşk Atatürk'e armağan edilmiştir. Burası DiYARBAKıR'
lıların gezi ve mesire yeridir, nefis bir manzaraya sahiptir.
|